(İZMİR) - CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, "Yarın Ekrem İmamoğlu herhangi bir davadan ceza alırsa, bir kez daha belediye başkan vekilliği seçimi yaşarsak, bu arkadaşların yanlış stratejisi, kendilerini beğenmişlikleri yüzünden, kendi çıkarlarını toplumun çıkarlarının önüne koymaları sebebiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaybedilebilecek noktaya gelmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni elinizle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne teslim ettiniz, İstanbul'u da veriyorsunuz. Bunu biz görüyoruz ve Türkiye'yi uyarıyoruz" dedi.
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ile İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç, partinin İzmir il Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi.
Kökkılınç, son 10 günde İzmir’de üç kadın cinayeti olduğunu belirtti ve kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik mevcut uygulamaların sorgulanması gerektiğini söyledi.
Her geçen yıl kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin arttığını gördüklerini belirterek, şöyle devam etti:
"2024’ten daha fazlasını 2025’te yaşıyoruz. 2025’ten daha fazlasını 2026’da yaşıyoruz. Bu kadınlar insan evladı, hükümet gibi, bilim gibi, sizler gibi. Anne babanın heyecanla dünyaya getirdiği çocuklar. Özenle yetiştirildiler, hayata kazandırıldılar. Ama sonrasında bir erkek tarafından da kolayca yaşamdan koparıldılar. Nerede hata yapılıyor? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gerektiği gibi çalışıyor mu? Sorumluların üzerine gidiliyor mu? Araştırılıyor mu? Adli yargı hızlı çalışıyor mu? Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki burada büyük bir başarısızlık söz konusu. Öncelikle silah kullanma yetkisi olan kolluk kuvvetlerinde, kamu görevlerinde, güvenlik personellerinde psikolojik testler, periyodik aralıklarla uygulanmalı. Bu kişiler öfke kontrolüne tabi tutulmalı, silah taşıma yetkileri ancak bundan sonra değerlendirilmelidir."
Kökkılınç, silaha erişimin bu denli kolay olmaması gerektiğini söyledi. Medya ve televizyonlarda erkek egemen dilden ve gösterimlerden vazgeçilmesi, silah kullanımının özendirilmemesi, şiddet içeren yayınlardan uzaklaşılması gerektiğini anlatan Kökkılınç, şunları kaydetti:
"Şiddeti önleme yönünden bugün dijital teknolojilerden daha fazla yararlanmak durumundayız. Korunma ve uzaklaştırma tedbirinde daha etkili uygulamalara başvurulmalıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kadın cinayetlerinde her dosyada mutlak müdahil olmalıdır. Bu konuda hak temelinde çalışan sivil toplum örgütlerinin de davalara müdahil olmasının yolu açılmalı. Bu konuda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sivil toplum örgütleriyle ve meslek odalarıyla iş birliği yapılmalıdır. Boşanma, velayet ve mal paylaşımına dair adli dosyalarda taraflar psikologlar tarafından izlenmelidir. Cezalar caydırıcı olmalı, adalete erişim hızlı olmalı, şiddet faillerine uygulanan yaptırımlar medyada daha fazla ve mutlak yer almalıdır. Çocuklarımızın, gençlerin sporla, kültür sanat ile barışık bir yaşam kurmalarına imkân sağlanmalı, sağlıklı iletişim ve öfke kontrolü desteklenmelidir. Uluslararası sözleşmelerle kadına karşı şiddetle mücadelede iş birliği ile dayanışma güçlendirilmelidir.”
GÜMRÜKÇÜ: “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YENİDEN UYGULANMALI”
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü de TBMM'nin acil şekilde kadının Anayasa'dan, yasalardan, uluslararası hukuktan gelen bütün haklarının Türkiye Cumhuriyeti'nde güvenceye alınmasını sağlaması gerektiğini ifade etti. İstanbul Sözleşmesi'nin raftan indirilip uygulanmasını talep ettiklerini bildiren Gümrükçü, şunları söyledi:
"Erkek ve kadın eşittir. Erkek ve kadının eşit olmadığını iddia eden herkes ayrımcıdır. Bir suç işlemektedir. Bunun Türkiye tarafından bilinmesi, insanların bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kadına yönelik şiddetin kaynağı erkektir. Eşitlik sadece sınıfsal, toplumsal değildir. Cinsiyetler arasında eşitliğin de sağlanması gerekmektedir. Acilen bu konu Türkiye çatında konuşulur hâle gelmelidir. Umuyorum son bulur ama ummakla olmuyor; bilinçli bir eylem, kanuni düzenleme, toplumsal bilincin yükseltilmesi, farkındalık yaratılması gibi birçok noktada önlem alınması gerekir. Başta da İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden uygulanması gerekir diye düşünüyorum.”
“YENİ PARTİLİLER BETON LİSTE BULDU”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gümrükçü’ye, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Gaziantep'teki programına katılım çağrısı içeren ve AK Parti Gaziantep Gençlik Kolları'na ait olduğu iddia edilen mesaj soruldu.
Gümrükçü, soruyu şöyle yanıtladı:
“Adalet ve Kalkınma Partisi kendisine AK Parti demektedir. Tüzüğünde de böyle yazıyor. Siz hiçbir AK Partili'nin kendi grubuna AKP gençlik konuları, AKP üyeleri diye mesaj attığını gördünüz mü? Yani uydurma hikâyelerle, senaryolarla bu işlerin sonuna geldiler. Özür dilerim, bir daha söylüyorum; konu bu değil, gündem bu olmamalı. Fakat geçtiğimiz hafta bir belediye başkanı o partiden istifa etti. Bir ilçe başkanı o partiden istifa etti. Hafta sonu bir kongre oldu, evlere şenlik. Parti içinde demokrasiyi getireceğiz diyenler, çarşaf liste biliyorduk biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak. Blok liste biliyorduk biz. Beton liste buldular. Bir kişiyi seçiyorsun, o herkesi seçiyor. Bunu da Türkiye'ye parti içi demokrasi diye yutturmaya çalışıyorlar. Çok özür dilerim, kendi gündemleriyle uğraşsınlar, kendi iç sorunları ile uğraşsınlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Kemal Kılıçdaroğlu'na dil uzatmaktan vazgeçsinler. Orada yüzlerce insan vardı. İçinde AK Partili yoktu.”
Gümrükçü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması sonrasında gündeme gelen komisyon tartışmaları ve belediyelerdeki siyasi gelişmeler hakkında da konuştu.
Gümrükçü, “Türkiye'yi yöneten partinin siyasal operasyonlarla yerel yönetimleri ele geçirme çabası içerisinde olduğunu" ifade ederek, şunları kaydetti:
"Ama Türkiye'de muhalefet olduğunu iddia eden insanların eğer iktidara karşı beraber olamazlarsa kaybedeceklerini Menderes'te görmüştük. Sonrasında yaşıyoruz. Uyardık, defalarca dikkate almadılar. Türkiye Belediye Birliği'nde Cumhuriyet Halk Partisi'nin üye sayısı, meclis üyesi sayısı diğer partiden fazlaydı. Cumhuriyet Halk Partisi aday çıkarmadı. Onların adayı olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızı destekledi. Fedakârlık yaptı. Bugüne kadar hiçbir YENİ Partilinin oyu CHP'liye nasip olmadı. Bu şekilde Türkiye'de demokrasi mücadelesi veremezsiniz. Muhalefeti bir arada tutmazsanız. Bu tek adam sisteminin olumsuzluklarından hep beraber zarar görmeye devam ederiz. Defalarca bunu da söyledim. Bir kez daha söylüyorum. Uyardım, uyarıyorum. YENİ Parti'ye, 'Bilmem ne partisine sürekli meclis üyesi ve belediye başkanını transfer etmeye devam ederseniz, Menderes'te yaptığınızı, İzmir'de yaptığınızı, İstanbul'da yaparsanız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kaybedilmesine sebep olabilirsiniz', dedim. Cumhuriyet Halk Partisi Parti Sözcüsü Müslüm Sarı da defalarca bunları söyledi.
"İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYBEDİLECEK NOKTAYA GELDİ"
"İzmir'den hiç ders alınmamış. Menderes'ten hiç ders alınmamış. Maalesef bu süreç İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde devam ediyor. Ve çok büyük kutlamalarla şu arkadaşlarımız geldi, bu arkadaşlarımız bize katıldı diye 41 pare top atışıyla, havai fişek kutlamalarıyla kutluyorlar. Yarın Ekrem İmamoğlu herhangi bir davadan ceza alırsa, bir kez daha belediye başkan vekilliği seçimi yaşarsak bu arkadaşların yanlış stratejisi, kendilerini beğenmişlikleri yüzünden kendi çıkarlarını toplumun çıkarlarının önüne koymaları sebebiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaybedilebilecek noktaya gelmiştir. Bunu bu koltukta, bu makamda ya üçüncü defa ya dördüncü defa söylüyorum. Uyarmaktan artık dilimizde tüy bitti. Her seçimi kaybettikten sonra sorumlusu CHP'dir, sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu'dur deme lüksünüz de artık ortadan kalkmıştır. Çiğli'de bizim yerimize kripto AKP'lilere aday gösterdiniz. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni elinizle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne teslim ettiniz. İstanbul'u da veriyorsunuz. Bunu biz görüyoruz ve Türkiye'yi uyarıyoruz.
Karaburun'da istifa, Buca'da istifa, Buca'da geri dönüşler başladı artık. Yani aklınızı başınıza alın. 29 Ekim'i milat kabul edin. Cumhuriyeti kuran CHP'ye dönün. 10 Kasım'ı milat kabul edin. Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümünde CHP'ye. Artık kaldığımız yerden hep beraber toplumla yüzleşerek gerçek siyaset üretmeye devam edelim. Birleşelim, birleşirsek kazanırız, bölünürsek yok oluruz. Anlatıyoruz, inşallah anlarlar. Onlar anlamasa, peşlerinden götürdükleri yurttaşlarımız, partililerimiz anlayacaklar ve en kısa sürede yuvaya, baba ocağına döneceklerdir diye düşünüyorum.”