Haber: Meltem KARAKAŞ
(ESKİŞEHİR) - CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, partisinin kurultay sürecinin gelecek ay başlayacağını ifade ederek, “Ben eminim genel başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalma gibi bir niyeti yok. Konuşmalarımızda da kendisi bunu belirtiyor” dedi.
Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti’yi eleştiren Süllü, CHP’den ayrılma planlarının bir yıldır yapıldığını öğrendiklerini söyledi. Kendisinin 2023 yılındaki kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini belirten Süllü, Özel ve ekibinin kurultaydan sonra birleştirici bir politika izleyemediğini öne sürdü.
Jale Nur Süllü, şunları söyledi:
"Özgür Özel geçmiş dönemde grup başkan vekilimizdi. Biz 5 yıl boyunca gerçekten gayet iyi çalıştık Özgür Özel ile. Bence ikinci bir adam olarak gerçekten çok başarılıydı. Fakat kurultayda bildiğiniz gibi biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledik, Eskişehir'den büyük bir ekip. Ama kurultayın hemen ardından büyük bir ayrışma yaşanmaya başladı. O kurultay bir türlü unutulamadı ve birleştirici bir politika izlenmedi. Özgür Bey genel başkandı ama yanında, yakın duran ekibin de bunda etkisi ve katkısı olduğunu düşünüyorum açıkçası. Siyasi izlenen politikalarda da bir takım eleştiriler gündeme geldi. Biliyorsunuz işte bu Cumhurbaşkanı’na ayağa kalkılmasıyla başlayıp, bizim genel merkezimize Cumhurbaşkanı'nın ziyaretinde forsun çekilmesi, artı MİT ile yapılan görüşmeler. Hemen ardından mutlak butlan sonrası da gidip Bülent Arınç'la bile görüşmeler. Bir AKP'liyle görüşüp ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile birebir görüşmeyi reddetmeler. Bunların hepsi aslında bir birikim yarattı. Ve baktığınız zaman aslında izlenen politikada da bir birleştirici politika izlenmedi. Yani konu aslında hemen mutlak butlan sonrasının konusu değildi. Bakın süreç içinde de birinci parti olduk denilerek aldığımız belediyelerde de bir birleştirici politika uygulanmadı. Ve 24 tane biri il, biri büyükşehir olmak üzere 24 tane belediye başkanımız AKP'ye geçti. Arkasından 30 belediye başkanımız çeşitli dönemlerde, büyükşehir belediye başkanlarımız da dahil olmak üzere tutuklandı.
“BİR YILDIR CHP’DEN AYRILMANIN YOLLARI DÖŞENİYORMUŞ”
Ama sonrasında mutlak butlan süreci sonrasında ciddi bir kırılma ve ayrışma yaşandı. Orada da ben hep şunu söyledim; ben CHP'nin milletvekiliyim ve CHP'de kalacağım diye. CHP 103 yıllık bir çınar. Biz bunu hep böyle adlandırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ana omurgası ve kurucu parti. Dolayısıyla CHP Türkiye'de demokrasinin teminatı ve korunması gereken tek değer. Daha önce bu partiden ayrılıp gidenler çok oldu. O ayrılıp gidenlerin her biri geri geldiler ve hepsi onlara hüsran oldu. Olmayabilir. Benim böyle bir iddiam yok, 'Böyle olacaktır kurulan parti' diye. Ama CHP'de mücadele etmek yerine kolayı tercih ederek gitmelerini asla doğru bulmadım. Ama bu mutlak butlan sonrasının da olayı değil. Öğreniyoruz ki bir yıldır zaten CHP kambur olarak görülüyormuş. CHP'den ayrılmanın yolları döşeniyormuş. Bunların hepsi ortaya çıktı. Hep bunun hazırlıkları yapılmış. Tabii bunun hazırlığının yapılmasında da İstanbul ekibinin, yani Ekrem İmamoğlu'nun çok büyük etkisi var. Bunu ben doğru bulmuyorum. Onun için de CHP'de kalmayı tercih ettim. Yani olay Özgür Özel’in yanında yer almamak ya da ona karşı olmaktan öte izlenilen politikalara, güdülen amaçlara ve yapılmak istenene tepki olarak CHP'de kaldım. CHP'de kalma nedenim de aslında tamamen bana verilen oyları karşılığını dönemim bitene kadar vermek."
“CHP’Yİ KALANLARLA YENİDEN KURACAĞIZ”
Süllü, CHP'nin bir "lider partisi olmadığını" ifade ederek, geçmişte "lider partilerinin" ne durumda olduğunu gördüklerini söyledi. Parti programlarının ve siyasi ilkelerin kalıcı olacağını belirten Süllü, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gidenler, gelenler olabilir. Geçmişte kurulan partiler oldu, Tuncay Özkan mesela. Emine Ülker Tarhan gitti, geri geldi. Mustafa Sarıgül gitti, geri geldi. Muharrem İnce gitti, geri geldi. Hani belki insanlar son dönemde bir Muharrem İnce'nin partisinin adını hatırlıyorlardır, o kadar. Genel başkanlar gelip geçicidir. Nitekim kurultaya gidiyoruz. Eylülde başlayacak kurultay süreci. Ben eminim genel başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalma gibi bir niyeti yok. Konuşmalarımızda da kendisi bunu belirtiyor. CHP'ye yöneltilen tüm eleştirileri geride bırakarak, eski kurucu ayarlarına dönerek vatandaşımızın gerçekten özlemini duyduğu bir CHP'yi yeniden kalanlarla birlikte kuracağız.
“ARKADAŞLARIN GİTMESİNİ ANLAYAMIYORUM”
Çok üzgünüm. Giden arkadaşlar, hep birlikte omuzumuza çalıştığımız insanlar. Arkadaşların gitmesini ben anlayamıyorum açıkçası. Yani ben kendi mantığımda bunu adlandıramıyorum. Buna üzülüyorum. Mesela çok yakın olduğumuz arkadaşlar var gidenlerden. Onlara üzülüyoruz. Biz birlikte omuz omuza Eskişehir'de geçen dönemden beri Utku vekilimle hep omuz omuza siyaset yaptık. Bu dönem aramıza İbrahim Bey katıldı. Dolayısıyla biz aslında güzel bir ekiptik belediyelerimizle, milletvekillerimizle. Tek CHP milletvekili kaldım Eskişehir'de. Tabii bu süreç hani bana daha fazla sorumluluk yüklüyor.
“BEN MACERAYA ATILDIKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”
Dönebilirler. Zaten biz 'Gitmeyin' dedik. Ben her televizyon programında kesinlikle gidilmemesi gerektiğini, mücadelenin CHP içinde sürdürülmesi gerektiğini ısrarla söyledim. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da aynı şeyi söyledi. Dedi ki, 'Gitmesinler, kalsınlar'. Burada kurultaya gidiyoruz, kongreler yapılacak. Bu çok önemli bir çağrıydı aslında ama bu çağrıyı hiç dinlemediler ve gitmeyi tercih ettiler. Hep yeni bir yapı içinde bir ben maceraya atıldıklarını düşünüyorum açıkçası. Tabii kendi tercihleri."