Zehra Değirmenci
(BURSA) - MYK sonrası görevden alınan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, görevden alınma kağıdını yırttı. Yeşiltaş il başkanlığı binasında yaptığı konuşmada, "Bizler Bursa’nın iradesini ne sarayın aparatlarına ne de onların işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz. İl binamızdayız ve il binamızdan ayrılmayacağız. Burayı hiç kimseye teslim etmiyoruz" dedi.
CHP MYK'da alınan karar kapsamında Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş görevden alındı. Yeşiltaş’ın yerine Turgut Özkan’ın il başkanı olarak atandı.
Kararın ardından Ankara’dan Bursa’ya dönen Yeşiltaş, il başkanlığı binası önünde partililerin yoğun desteğiyle karşılandı. Yeşiltaş’ı karşılamaya ilçe başkanlarının yanı sıra Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de geldi.
Konuşmasına görevden alınma yazısını yırtarak başlayan Yeşiltaş, “Butlan çetesinin gönderdiği ve bizi görevden alma yazısı. Biz butlanı tanımıyoruz. O yüzden gönderdikleri hiçbir karar geçerli olmayacak. Biz kalacağız.” dedi.
“BİZİM SUÇUMUZ AKP’Yİ MAĞLUP ETMEK”
Yeşiltaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Halkta hiçbir karşılığı kalmadığı için sandıktan umudunu kesenler, muhalefetsiz ve seçimsiz bir Türkiye isteyenler bu ülkenin kurucu partisini, ülkenin birinci partisini esir alıp kukla bir muhalefet yaratmak için bir gayret ve çaba içerisindeler. Ve bunu niçin yapıyorlar? Kendi tükenmiş siyasi ömrünü sürdürebilmek için yapıyorlar. Bizler de bugün onların istediği kukla yönetimler ve kukla muhalefet olmadığımız için sarayın ve butlancıların saldırısı altındayız. Buradan açıkça söylüyorum: AKP'nin siparişiyle bizleri ihraç etmek isteyenlerin, AKP eliyle genel başkan olan ama sokağa çıkacak yüzü olmayanların aldığı kararlar ne siyaseten ne hukuken bizim için geçerli değildir.
Bizim suçumuz ne biliyor musunuz? Bizim suçumuz 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'de birinci parti yapmak. Bizim suçumuz 47 yıl sonra kazanılması imkânsız denen Bursa'yı kazanmak. Bizim suçumuz AKP kurulduğu günden itibaren ilk defa onları mağlup etmek.
“BU MESELE ANASAYAL DÜZEN MESELEDİR”
Türkiye açık bir yol ayrımındadır. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun belirttiği gibi bu mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Bu mesele Nihat Yeşiltaş meselesi değildir, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele demokrasi meselesidir, adalet meselesidir, seçme ve seçilme hakkı meselesidir. Bu mesele anayasal düzen meselesidir. Dolayısıyla bizler bugün demokrasiye ve adalete sahip çıkmak için bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz. Bedeli hapishanelerse hapishanelerdeyiz, bedeli sokaklarsa sokaklardayız. Ve bedeli baba ocağımızdan ihraç edilmekse, disipline verilmekse her bedeli öderiz. Ama bu ülkeyi sömürge devleti yapma planı uygulayan anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
“BURAYI KİMSEYE TESLİM ETMİYORUZ”
Cumhuriyet devrimlerinin tamamen imhası için bir darbe süreci işletilmek isteniyor. Ama biz inanıyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi asla teslim alınamayacak. Hiç kimse umutsuz olmasın. Bizler bugün Bursa'da da Türkiye'nin dört bir yanında sokaklardayız ve güçlü bir direniş yükseliyor. Bu direnişin lideri Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’dir. Değerli dostlar, şunu net şekilde ifade ediyorum: Bizler Bursa’nın iradesini ne sarayın aparatlarına ne de onların işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz. İl binamızdayız ve il binamızdan ayrılmayacağız. Burayı hiç kimseye teslim etmiyoruz."
Burada açıklama yapan Öztürk ise şunları söyledi:
“74 tane il başkanımız, 81'den gelen il temsilcilerimizle bugün olağanüstü kurultay talebini, mutlak butlan yönetimini ilettikten birkaç saat sonra dört tane il başkanımızın, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'la birlikte iki önceki dönemin başkanıyla beraber disiplin süreçleriyle görevden uzaklaştırıldığı ile ilgili bir haber aldık. Bunları tabii ki tanımıyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasinin ve ülkenin cumhuriyetinin, yani insanın, yani ülkenin kendi kendini yönetimiyle ilgili cumhuriyetin teminatı olan Cumhuriyet Halk Partisi'nde mutlak butlan yönetiminin aldığı bu fesih, ihraç kararlarını kabul etmemiz mümkün değil. Biz bunlara alışmadık, alışmak gibi bir derdimiz de yok. Ama asıl üzücü olan şey, hep birlikte AKP'nin kayyumlarına itiraz ettiğimiz ama bugün AKP'nin yargı kollarının atamasıyla onların kayyumlarını kabul eden, beraber mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokrasisine ve demokratik organlarına atamaları yapıyor olmalarıdır. Bunu kabul etmek mümkün değil.
“OLAĞANÜSTÜ BİR SEÇİM YAPABİLİRİZ”
Onlara buradan, biraz evvel de ifade ettiğimiz gibi, bundan vazgeçmelerini söylüyoruz. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinde bir sorun olduğunu düşünüyorlarsa, tüm Cumhuriyet Halk Partili üyelerin önüne koyacağımız sandıkla olağanüstü bir seçim yapabiliriz. Olağanüstü şartlar altında bunu gerçekleştirebiliriz. Ama biz mahallede bile seçim yapacak yetkiye sahip değiliz. Tedbirle geldik diyen arkadaşlar bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş, mazbataları duvarlarında asılı olan il başkanlarımızı, belki yarın ilçe başkanlarımızı, gençlik kollarımızı, kadın kollarımızı böyle görevden alarak yerine de birilerini atayarak bu partiyi bir yandan tasfiye edip bir yandan da kendilerinin oynayacağı bir formata çevirmeyi hayal ediyorlarsa, bu hayalden uyanmalarını ve bu yanlıştan dönmelerini buradan bir kez daha kendilerine ifade ediyoruz.
“PARTİYİ YÖNETMEK İSTİYORSANIZ KURULTAY SÜRECİNİ BAŞLATIN”
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Türkiye Cumhuriyeti'nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu, bu meselenin bir Cumhuriyet Halk Partisi meselesi olmadığını, bunun aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğiyle ilgili bir müdahale olduğunun hepimiz farkındayız.
Onların da bunun farkında olması gerektiğini bir kez daha ifade ediyor ve alınan kararları tabii ki kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin teminatıdır. Seçilmiş insanlar bizim için her zaman bu partinin temsilcileridir ve öyle olacaklardır. Eğer bu partiyi temsil etmek ve yönetmek istiyorsanız olağanüstü kurultay sürecini başlatın. Bugün il başkanlığına karşı yaptığınız bu operasyonda da bunların parti meclisi tarafından onaylanması gerekir. Burada kırk beş gün içinde seçim yapmanız gerekir. Ama yine seçim yapmayacağınızı, yine atadığınız insanlarla yaklaşan genel seçime Cumhuriyet Halk Partisi'ni taşıma niyetinde olduğunuzu insanların gördüğünü, bunun yanlış olduğunu da bir kez daha buradan hatırlatıyorum. Bir an evvel kendi gerçeklerinize ve gerçek değerlerinize dönmeye davet ediyorum. Çünkü hep birlikte biz AKP'nin tüm kayyumlarına, demokrasiye olan tüm müdahalelere karşı bugün AKP'nin kayyumu olan arkadaşlarla beraber mücadele ettik. En çok yaralayan ve en çok izah edilmesi gereken konu da budur. Dolayısıyla bu kararları kabul etmiyoruz. Bursa'nın seçilmiş başkanı Nihat Yeşiltaş'tır diyorum ve bir an evvel bu aymazlıktan ayılmalarını diliyorum."
