Haber: Sefer TALAY
(BALIKESİR) - Burhaniye Emek ve Demokrasi Bileşenleri, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46’ncı yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbenin siyasal ve kurumsal mirasının devam ettiğini belirterek, “Affetmeyeceğiz, unutmayacağız” dedi.
Burhaniye Emek ve Demokrasi Bileşenleri’nin çağrısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen vatandaşlar, Türkiye’nin özgürlük, laiklik ve eşit yurttaşlık temelinde yeniden kurulması çağrısında bulundu.
Halk İnisiyatifi Sözcüsü İbrahim Doğan ile SOL Parti Burhaniye İlçe Başkanı tarafından dönüşümlü okunan açıklamada, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ABD emperyalizminin desteğiyle gerçekleştirilen, dünya siyasi tarihinin en kanlı ve emek düşmanı darbelerinden biri olduğu ifade edildi.
24 Ocak kararlarıyla başlatılan neoliberal politikaların yanı sıra Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarının darbeye zemin hazırladığı savunulan açıklamada, Fatsa’da halkın mahalle komiteleri aracılığıyla oluşturduğu yönetime yapılan müdahale ile Fikri Sönmez ve beraberindekilerin tutuklandığı hatırlatıldı. Açıklamada, 1961 Anayasası’nın rafa kaldırıldığı ve devrimcilerin idam edildiği belirtildi.
“TÜRKİYE LAİK BİR CUMHURİYET OLMAKTAN ÇIKARILDI”
12 Eylül Anayasası ile oluşturulan kurumsal yapıların bugün iktidarın hizmetine sokulduğu öne sürülen açıklamada, tarikat ve cemaatlerin devlet içindeki etkisinin Turgut Özal döneminden itibaren arttığı, AK Parti iktidarları döneminde ise en üst seviyeye ulaştığı savunuldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “bakanlıklar üstü bir fetva örgütüne” dönüştürüldüğü ileri sürülen açıklamada, zorunlu din dersleri ve Suudi Arabistan merkezli Rabıta örgütünün fonları aracılığıyla eğitim ile toplumsal yaşamın kuşatıldığı ve Türkiye’nin laik bir cumhuriyet olmaktan çıkarıldığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca basın üzerindeki baskılara dikkat çekilerek, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının işlevsizleştirildiği öne sürüldü.
“EŞİT YURTTAŞLIK VE LAİKLİK TEMELİNDE YENİDEN KURACAĞIZ”
Mevcut rejime karşı en geniş ittifaklarla mücadele edileceği belirtilen açıklamada; laikliğin yeniden tesis edilmesi, tarikat ve cemaatlerin devlet yapısından çıkarılması, devletin bütün dinlere eşit mesafede durması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması gerektiği savunuldu.
Sağlık ve eğitim başta olmak üzere özelleştirmelere son verilmesi, elektrik ve telekomünikasyon gibi stratejik alanların kamulaştırılması istenen açıklamada, Türk ve Kürt halklarının eşit yurttaşlık temelinde ve barış içinde yaşayacağı bir ülkenin inşa edilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Kahrolsun kapitalizm”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Yaşasın halkların eşitliği” ve “Yaşasın devrimci demokratik Cumhuriyet” sloganlarıyla sona erdi.
