(BURDUR) - Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, mahalle ve köy muhtarlarıyla buluşmasında kentte yapılması planlanan alışveriş merkezine ilişkin süreci anlattı. İhalenin iptal edilmediğini belirten Ercengiz, "Bu kente bir yatırım yapılacaksa yatırımcının önünü açmak hem siyasilerin hem yöneticilerin hem bürokratların hem de Burdurlu olarak her bir vatandaşın asli görevidir" dedi.
Başkan Ercengiz, Susamlık Tesisleri'nde düzenlenen programda muhtarlarla buluştu. Programa Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Hülya Eraslan, Burdur Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Hakan Kılıç, Burdur Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Süleyman Hayta, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri muhtarlar ve birim müdürleri katıldı.
Programda konuşan Ercengiz, şunları söyledi:
"Her birinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. 60-70 kilometre mesafeden gelen muhtarlarımız var. Her birimiz gibi herkesin evinde bir tas çorbası olduğunu, akşam yiyecek yemeği olduğunu ama bu ortamın, bu coşkuyu, bizlerin sizi davet etmemize gösterdiğiniz bu icabet nezaketini saygı ve sevgiyle ve güzel duygularla karşılamamız. İyi ki geldiniz, bizleri yalnız bırakmamışsınız. İyi ki beraberiz. Biz 2019 yılında göreve geldiğimizde tabii ki şehrin sorunlarını kendimizce tespit etmiştik. Yaşanan yerde sorun hep olacak. Olmak zorunda. Bu nedenle biz çözebildiğimiz, çözmek zorunda olduğumuz ve çözümüyle vatandaşımıza refah sağlayacağımız her konuda gayret gösterdik. Tabii bu 35 mahallemizde çok ağır problemlerimiz olan mahallelerimiz, yeni yerleşim mahallelerimiz, nüfusunu çoğalan mahallelerimiz olmakla birlikte maalesef işte kentsel dönüşüm hamlesini bekleyen üç mahallemizin sorunlarıyla da hep beraber çözüm arayışı içerisindeydik. Şimdi mahalle muhtarlarımız için yanı sıra köy muhtarımızın da zaman zaman bizlere makul taleplerini alıp dinleyip karşılayabildiklerimizi karşılamaya çalıştık.
MAKİNE PARKI VE İTFAİYE YATIRIMLARI
Bir tarafında makine parkımızı güçlendirmeye çalıştık. Çünkü köylerimizin ihtiyaçları var. Bunu da farkındayız. Örneğin bir greyder, o kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gördük. Bugün itfaiyemize yaptığımız o önemli yatırımda belki can ve malın güvencesi olmayı gayret ediyoruz. 42 metrelik aracımız Türkiye'de sadece büyükşehirlerde ve Burdur Belediyemizde var. Yani toplamında baktığınız zaman yaklaşık 400 milyon dolarlık bir envanteri Burdur Belediyesi'nin bu faaliyetlerin içerisine soktuk.
YAPILANLAR UNUTULUYOR AMA YATIRIM SÜRÜYOR
Yıllardır aynı şeyleri konuşmaktan ben de yoruldum, ben de sıkıldım ama tabii yapılan işleri hepimiz unutuyoruz. Çünkü zaman geçiyor, dünya değişiyor, şehrimiz geçiyor. Ama ben şunu söylemek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde basında hepiniz gördünüz. İncelediniz, irdelediniz. Acaba ne olur diye gidenlere sormaya çalıştınız. Bizlere ulaşmaya çalıştınız. Biz küçük bir basın açıklamasıyla duyurduk.
Biliyorsunuz değerli muhtarlarımız, biz her seçim çalışmasında sokağa çıkıyoruz ki bizler sokaktayız ama vatandaşımıza, sizlerin mahallelerine geldiğimizde, hatta köylere geldiğimizde vatandaşımıza anketlerle sorduğumuzda bu memlekette yüzde yetmişi bu memleketin bir AVM'si olmamasından şikayetçidir. Su sıkıntısı yaşadım, su sıkıntısı bitti yine Burdur'un en büyük arzusu Burdur'a bir alışveriş merkezinin yapılması. Biliyorsunuz herkesin gözleri üzerinde bu süreci başlatacağımızı duyurduk. Bu işi yapmak isteyen babayiğitleri sadece Burdur'dan değil Türkiye'nin dört bir yanından Burdur'a davet ettik. Dedik ki Burdur merkezimizde böyle bir alışveriş merkezine hem de üç yolun sapağına, Ankara, İstanbul'dan gelip Antalya'ya devam eden, Fethiye'ye giden yol kavşağında önemli bir destinasyonun kesişim noktasında bir alışveriş merkezi yapacak babayiğitleri arıyoruz dedik ve meydana çıktık.
AVM İÇİN YOL HARİTASI VE MODEL TARTIŞMASI
Biz bu AVM'yi kendi kaynaklarımızla yapmamız mümkün değildi. Çünkü Burdur'un yılın bütçesi belliydi. Burada bir yol haritası olacak. Ya arsayı satışı yapacağız ya kat karşılığı vereceğiz ya da elimizde bir proje varsa eğer bu proje üzerinden bir işletme modeliyle tekrar ihaleye çıkacağız. 'Yap işlet devlet' modeline baktık. 29 yıldan yıl eksik beri, 25 yıl sonra, 29 yıl sonra, 30 yıl sonra o binanın zaten fiziki ömrü, yüzde ellisini tamamladığını hesapladı inşaat mühendisi arkadaşlarımız ya da teknik arkadaşlarımız diyelim. Yani bugün oranın yap işlet devlet modeliyle verilmesi, Burdur Belediyesi bütçesine doğrudan bir katkı olmadığı gibi 30 sene sonra belki o binanın kullanım ömrü de çoktan bitmiş olacaktır. Kat karşılığı da masaya yatırdık. Böyle büyük bir projede elinizde proje olmadan kat karşılığı da nereyi alıp nereyi vereceksiniz? Önce ortaya bir proje çıkartmanız gerekir. Yani biz bir AVM yaptığımız zaman içerisindeki dükkanların, lavabo alanından, holünden, salonundan yani mekaniği, elektriği, mimari projesi, hepsi her şeyinin olması gerekir. Diyelim ki projeyi yaptınız, yaptırdınız. Bu projeyi yaptıktan sonra eğer ihaleye çıktığınızda karşılık bulamazsanız o yaptığınız rakam görev zamanında tarafımıza zimmet ediliyor. Yani biz dedik ki hızlı bir şekilde müteşebbis davet edelim. Müteşebbisin önünü açalım.
KONSORSİYUM, İHALE VE SATIŞ SÜRECİ
Zaten Burdur'da da bu işi yapabileceğini yani doğrudan ortaya koyan değil, tek bir kişinin değil. Yaklaşık 15-20 kişinin kaç kişi olduğunu bilmiyorum. Bir konsorsiyum oluşturarak meydana getirdikleri bir yapıyla ortaya çıktılar. Herkesin göz önünde arazinin değerini, SPK uzmanları tarafından belirledik. Ardından tüm Türkiye'ye ilanını çıktık, duyurduk. İhalesini de muammen bedelin üzerinde bir rakamla satışını yaptık ve bundan sonraki süreçte artık bu babayiğitlerin cebindeki paraya, iş yapabilme kapasitesine bağlı olarak en kısa zamanda bitmesini arzu ettiğimizi söyledik.
Şimdi vatandaş itiraz etmiş. İdari mahkemeleri demiş ki, 'Sen bu işin alan tarafında değilsin, satan tarafında değilsin. Seni ilgilendiren bir durum yok. Senin itirazını kabul etmiyorum.' Kabul edilmeyen bu itiraz üzerine vatandaş Danıştay'a başvurmuş ve Danıştay da demiş ki, 'Bu vatandaşın itirazının içerik yönünden bakın değerlendirin.' Yani şu anda ortada iptal edilmiş bir ihale yok. Vatandaşların bir yıldır bizim hesabımıza geçilmiş paraları işte Burdur Belediyesi'nin mevzuat hesabında durmakta. Bir yere de gitmiş değil. Ama şundan emin olun: Bugün o vatandaşlar vazgeçse, paralarını iade etsek, verdikleri haliyle bile iade etmiş olsak bugün o arsayı yeniden satışa çıkarsak böyle bir müşteriyi bulabilme şansımız bile olmayabilir. Çünkü son dönemde biliyorsunuz ekonomik şartlar yatırımcının ayağı biraz kısaldı, geri durmaya başladı. Ticaretin içinde olan birçok arkadaşımız var. Benim de kendi halimde kendi ölçeğimde bir eczanem var. Oradan biliyorum. Genel giderler artarken gelirlerin artmadığını görüyorum. Bu nedenle yatırım yapacağım, önünü açmak varken önünü kapatmanın ben doğru olmadığını, oranın bozmanın doğru olmadığını ve Burdur halkının her sorduğumuz ankette neredeyse dörtte üçünün istediği bir birinci derecede istediği bir projenin hayata geçirilmesinin önüne geçilmesinde ben doğru bulmadığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
"YATIRIMIN ÖNÜNÜ AÇMAK HER BİR VATANDAŞIN ASLİ GÖREVİDİR"
Yani sonuç itibarıyla dönüp dolaşıp burada bizler dertleşiyoruz. 35 mahalle muhtarımız, 51 köy muhtarımız bu şehrin geri kalmışlığı, bu ilin nasıl yatırım yapılabileceğini konuştuğumuzda 2014'te göreve geldiğimizde organize sanayi bölgesinde çakılı bir tane parsel yoktu. Yani her bir arazinin mahkemesi tek tek görülerek kamulaştırma davası olarak sonuçlandırılmış bir alandan bugün belki 2 binin üstünde vatandaşımızın, Burdurlu vatandaşımızın çalıştığı bir organize sanayisine kavuştu. Elbette eksikleri vardır. Elbette bu işler yapılırken hiç istenmeyen mağduriyetler oluşmuş olabilir. Ama bu şehrin gelişmesi için bu şehre yatırım getirmek zorundayız değerli arkadaşlarım. Yatırımın önünde durmak bu şehre yapılacak en büyük kötülüktür. Biz kendi yağımızda kavrulma deyimini şu aşamada belki şunun için kullanabiliriz. Belediye hizmetlerinde belediyemizi gereksiz borçlandırmadan vatandaşımızın 20-25 yıllık ipotek altında aldırmadan doğru ve mantıklı projelere yatırım yaparak kendi yağımızda kavrulabiliriz. Ama bu kente bir yatırım yapılacaksa yatırımcının önünü açmak da hem siyasilerin, hem yöneticilerin, hem bürokratların hem de Burdurlu olarak her bir vatandaşın bence asli görevidir.
GENÇLERE İŞ İMKÂNI VE İSTİHDAM
Çünkü bakın sizler de biliyorsunuz, sizler de rica ediyorsunuz, birçok gencimiz iyi eğitimler alarak Burdur’umuza dönüyorlar. Maalesef iş bulamadıkları için kapı kapı geziyorlar. En son orada Burdur'umuzu bırakıp gidiyorlar. Bizim bu gençlerimize ortam yaratmamız lazım. İş olanakları sunmamız lazım. Belki Alışveriş Merkezi bunun için doğru örnek olmaya bilir ama vatandaşımızın kaynaklarının her hafta sonu bir yere gitmesinden hayıflanmayan bir tek vatandaşımız yok. Eğer öyleyse biz bu yatırımın önünü açmak için elimizden geleni yapalım. Ben bu konuda da vatandaşımızın seyirci olduğunu düşünmüyorum. Şu anda olayı anlamaya çalıştı. Ben sizlerle bir araya gelmişken, çünkü mutlaka size soranlar oluyordur Burdur'da. Nedir? Ne değildir? Acaba AVM yapılacak mı, yapılmayacak mı sorusuna da dilim döndüğünce de sizlere anlatmaya çalıştım. Sizler de bu konuda vatandaşımızın merakını gidererek cevapları umarım verirsiniz.
YARIM KALAN DÖNEM VE HİZMET HEDEFİ
Belediye başkanı olarak bir söz vermiştim. Son dönemde aday olduğumda, özellikle de bu son dönemde görevimizin yarısını tamamladık. Bu döneme ait görevimizin yarısını tamamladık. Uyum içerisinde çalışıyoruz. Sizin taleplerini değerlendiriyoruz. İcracı müdürlüklerimizde son dönemde birkaç değişiklik yaptık. Tabii ki sizlerden gelen talepte, sizlerden gelen uyarıları ve sizlerin bizlerden beklentisini dikkate alarak bu değişiklikleri yaptık. Ama şunu söylememde fayda var. Yani şöyle bir algı da asla oluşmasın. Hiçbir müdür arkadaşım diğerinden kötü ya da hiçbir müdür arkadaşım diğerinden daha iyi değil. Yani hepsi benim nazarımda işini dört dörtlük yapmaya çalışan, elinden gelen bütün gayreti gösteren başkan yardımcılarımızın nezaretinde de bütün şeffaflığıyla belediye hizmetlerini yürütmeye çalışan iyi bir ekibimiz var.
Biz 51 köyümüzde, 35 mahallemizde biz kendimizi sizlerden farklı bir yerde düşünmüyoruz. Gelen talepleri makul ölçüde yapmaya gayret ediyoruz. Bunların hiçbir zaman babamın elinden kendi evimden getirdiğim kaynakla değil. Yine sizlerin yurttaşımızın ödediği vergilerle ve merkezi bütçeden aldığımız paylarla yapıyoruz. Bu noktalarda da arkadaşlarımız sağ olsunlar. Onlar da büyük bir şeffaflıkla yürütmeye çalışıyorlar. İnşallah umut ediyorum geride kalan süre içerisinde de aklımızdaki fikrimizdeki bir döneme ait projelerimizi gerçekleştiririz. Burdur'umuza yapabildiğimiz en iyisini yaparak hizmetlerimizi sonlandırırız diye umut ediyorum. Hepinize bu akşam bizleri yalnız bırakmadığınız için, bizlerle birlikte olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum saygılar sunuyorum."
