(LEFKOŞA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GRKY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'i ara bölgede bir araya getiren üçlü görüşme tamamlandı.
Yaklaşık bir saat 15 dakika süren görüşmenin ardından liderler ayrılırken, Guterres basın açıklaması yaptı. Guterres, şunları söyledi:
"Kıbrıslı Rumlara ve Kıbrıslı Türklere, Kıbrıs sorununa kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm bulma çabalarında yardımcı olmak. Birleşmiş Milletler bu hedef doğrultusunda tutarlı bir şekilde çalışmıştır. 2017'de Cenevre ve Crans-Montana'da, 2019'da Berlin'de, 2021'de Cenevre'de ve yine 2024 ile 2025'te New York ve Cenevre'de bir araya geldik. Bu bağlamda, Kıbrıs halkının çözüm arayışındaki tam dayanışmamı ifade etmek üzere Kıbrıs'a gelmek benim görevimdi.
Bu an güveni yeniden inşa etmek için tüm çabaların gösterilmesi gereken andır. Bu amaçla, tüm Kıbrıslıların günlük yaşamlarında fark yaratabilecek güven artırıcı önlemleri tanımlamak ve uygulamak için çabaları iki katına çıkarmak elzemdir. İki lidere de bu çabaları yoğunlaştırmaları için çağrıda bulunuyorum. Kişisel Temsilcim Sayın María Angela Holguin, geçmiş BM çabalarının ve doğrudan Kıbrıslıların kendilerinden duyduklarının üzerine koyarak taraflarla birlikte çalışmaktadır.
Bu ziyaret boyunca birçok Kıbrıslıdan bilgi alma fırsatım da oldu. Mesajları netti: İlerleme istiyorlar. Liderlerinin ödünler verdiğini ve Kıbrıs sorununun çözümüne doğru o son adımı attıklarını görmek istiyorlar. Bu Ada'nın bölünmeyle değil; iş birliği, fırsatlar ve barışla tanımlandığı bir gelecek istiyorlar. Hem ayrı ayrı hem de birlikte iki liderle yaptığım samimi ve yapıcı görüşmelerin ruhu da buydu. Hem Sayın Erhürman hem de Sayın Hristodulidis, Kişisel Temsilcimle samimiyetle çalışmaya devam etme kararlılıkları konusunda beni temin ettiler.
Geleceğe yönelik yol haritası üzerindeki tartışmalarımıza dayanarak; güven artırma, metodoloji ve içerik konularında yeterli hazırlıklar yapıldıktan ve halihazırda elde edilen uzlaşılar dikkate alındıktan sonra başka bir 5+1 toplantısı düzenlemeye karar verdim. Toplantının başarısı için gerekli koşulları oluşturmak adına iki taraf ve garantörlerle istişare içinde çalışacağız. Sahadaki duruma ilişkin olarak, BM Kıbrıs Barış Gücü'nün (UNFICYP) hem ara bölgedeki hem de BM tarafından belirlenmiş ateşkes hatlarındaki yetkisini tanımlayan görev alanına saygı duyulması gerektiğini vurgulamak isterim.
Altmış yılı aşkın bir süredir UNFICYP, hassas bir ortamda sakinliğin ve istikrarın korunmasına yardımcı olmuştur. Etkinliğinin devam etmesi tüm tarafların iş birliğine bağlıdır. Kayıp Şahıslar Komitesi'nin çalışmalarından ve tüm kayıp kişilerin ailelerinin endişelerine yanıt vermek için gösterilen kayda değer iki toplumlu çabalardan çok etkilendim.
"ÖZELLİKLE ÜÇ GARANTÖR ÜLKENİN DESTEĞİNE GÜVENİYORUM"
Siyasi süreç ile sıradan vatandaşlar arasındaki mesafeyi kapatan ve pratik çözümler üreten iki toplumlu teknik komitelerin çalışmalarından da aynı derecede etkilendim. Sivil toplum üyeleriyle de yapıcı bir şekilde bir araya gelme fırsatı buldum. Uluslararası toplumun da Kıbrıs konusunda oynayacağı önemli bir rol vardır. Özellikle üç garantör ülkenin, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, devam eden desteğine güveniyorum.
Son olarak, BM personelinin, UNFICYP'in ve İyi Niyet Misyonumun önemli katkılarını bir kez daha takdirle belirtmek isterim. Hepsi barışın, istikrarın ve barışçıl bir çözüm umudunun ilerletilmesinde kritik roller oynamaktadır. Buradaki kalışım sırasında şükranlarımı kendilerine bizzat iletmekten memnuniyet duydum. Birleşmiş Milletler barışı zorla dikte edemez. Ancak çok net ifade etmeme izin verin: Birleşmiş Milletler, ada ve tüm bölge için bu kritik anda Kıbrıs halkını desteklemeye tamamen kararlıdır."
"EYLÜLDEKİ BM GENEL KURUL TOPLANTISI İÇİN TAKVİME ALINMIŞ BİR KIBRIS TOPLANTISI YOK"
Guterres, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Guterres, yeni ve genişletilmiş bir toplantının çözüm sürecinin yeniden başlaması açısından önemli olup olmayacağı ve garantör ülkelerin rolüne ilişkin soru üzerine, 5+1 formatındaki toplantının yapılması konusunda iki taraf ile garantör ülkelerin mutabakatı bulunduğunu belirtti. Guterres, "Ancak bunun öncesinde güven artırıcı önlemler, metodoloji ve esasa ilişkin yeterli hazırlığın yapılması gerekiyor. Çünkü sonuçsuz kalacak daha fazla 5+1 toplantısı yapmak istemiyorum. Çözüme ulaşılmasına zemin hazırlayacak başarılı bir 5+1 toplantısı istiyorum" ifadelerini kullandı.
Toplantı için herhangi bir takvim belirlenip belirlenmediği sorusuna Guterres, "Bir son tarih belirlenmedi. Mümkün olduğunca hızlı ve etkili bir şekilde birlikte çalışacağız" yanıtını verdi.
Guterres, aylül ayında gerçekleştirilecek BM Genel Kurulu Yüksek Düzey Haftası kapsamında Kıbrıs'a ilişkin yeni bir girişim planlanıp planlanmadığı sorusu üzerine, "Eylül ayında gerçekleştirilecek BM Genel Kurul toplantısı için takvime alınmış bir Kıbrıs toplantısı yok. Şu anda çabalarımızı, bir çözüme doğru kararlı adımlarla ilerleyebilmek adına Kıbrıs'taki iki taraf ve garantörlerle yürüttüğümüz ortak çalışmaya yoğunlaştırıyoruz" diye konuştu.
"KIBRIS'TA ÇÖZÜM, BÖLGESEL İSTİKRAR AÇISINDAN DA KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR"
Bir gazetecinin, "terörizm ile bölgedeki gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini" hatırlatarak, "Kıbrıs'ta olası bir çözümün bölgeye ve garantör ülkelere sağlayacağı katkıyı sorması" üzerine Guterres, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in önemli jeopolitik gelişmelere sahne olduğunu vurguladı. Bölgenin aynı zamanda uzun süredir devam eden ve giderek daha geniş alanlara yayılan çatışmalarla karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Guterres, "Bu nedenle Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılmasının yalnızca Kıbrıs halkının çıkarlarını ve barışını korumak açısından değil, aynı zamanda giderek daha tehlikeli şekilde istikrarsızlaşan bu bölgede istikrar sağlayıcı bir unsur olması bakımından da son derece önemli olduğuna inanıyorum" dedi.
Kıbrıs'ta çözüme yönelik başarılı bir sonucun bölgenin genelinde önemli ölçüde istikrar sağlayıcı etki yaratacağına inandığını belirten Guterres, "Buna karşılık, Kıbrıs sorununa çözüm bulunamazsa ada, bugün büyük ölçüde çatışmaların etkisi altında bulunan bu bölgede tanık olduğumuz risklere karşı çok daha kırılgan hale gelecektir" ifadelerini kullandı.

