(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyarette bulunduğu Bangladeş'in başkenti Dakka'da Bangladeşli mevkidaşı Khalilur Rahman ile bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Dışişleri Bakanı olarak ilk ziyaretini Türkiye'ye yaptığını anımsatan Rahman, "Karşılıklı iş birliğimizi, dayanışmamızı çok önemli buluyoruz. Bangladeş'in uluslararası ilişkilerdeki temel ilkeleri bunlar. Bu sabah gerçekleştirdiğimiz toplantılar Bangladeş ve Türkiye arasındaki uzun dostluğu temsil ediyor" dedi. Rahman, parlamento seçimlerine gözlemci gönderdiği için Türkiye'ye teşekkür etti.
Rahman, "Türkiye son derece önemli bir ortak. Bangladeş'in (Birlemiş Milletler) Genel Kurul Başkanlığı ile ilgili adaylığını destekleyen çok önemli bir ortak. Seçimlerden sonra dün geri döndüm. Seçimlerden hemen sonra sizi ağırlama memnuniyetini duyuyorum. Hiçbir zaman bu konudaki desteğinizi, teşvikinizi unutmayacağım" diye konuştu.
FİDAN: ÇATIŞMALARIN YAYILMA EĞİLİMİ DERİN ENDİŞE KAYNAĞI
Bakan Fidan da konuşmasına, Rahman'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyulan memnuniyeti ifade ederek başladı.
Fidan, "Bölgemizin istikrarı, huzuru ve refahının tesis edilmesi dış politikamızın Türkiye olarak en temel öncelikleri arasında yer almakta. Günümüzde bölgesel çatışmalar küresel dinamikleri her zamankinden daha fazla etkiler hale gelmiştir. Mevcut çatışmaların ve istikrarsızlığın tırmanarak daha geniş coğrafyalara yayılma eğilimi göstermesi hepimiz için derin bir endişe kaynağı" dedi. Fidan, şöyle devam etti:
"İran Savaşı, bölgemizin ötesinde tüm dünyayı olumsuz etkilemekte. İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin somut neticelere ulaşmasını ve kalıcı bir barış ve istikrar zemini hazırlanmasını da temenni ediyoruz. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi küresel ekonomi, enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir.
Anlaşmazlıkların yalnızca diyalog yoluyla çözülebileceği anlayışımız doğrultusunda diplomatik gayretlerimizi de yoğunlaştırmış durumdayız. ABD ve İran'ın yanı sıra bölge ülkeleriyle istişarelerimizi de yoğun bir biçimde sürdürmekteyiz. Bu çerçevede Pakistan'ın ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik gösterdiği arabuluculuk çabalarını da ayrıca çok değerli buluyoruz ve bu çabalara etkin bir şekilde destek vermeye devam ediyoruz.
"ATEŞKESİN İHLAL EDİLMESİNDEN DERİN ENDİŞE DUYMAKTAYIZ"
Bir yandan görüşmelerde ilerleme kaydedilirken, diğer yandan ateşkesin ihlal edilmesinden ayrıca derin endişe de duymaktayız. Taraflar diplomatik süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Uluslararası toplum da savaşın sona erdirilmesi için ortak bir irade ortaya koymalı. Özellikle İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır.
Netanyahu hükümeti, iki devletli Filistin'deki çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik, İsrail'in saldırganlığının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır. Bu kapsamda İsrail'in Lübnan'daki işgalinin ve saldırılarının kesin olarak sona erdirilmesi ve sukunetin sağlanması elzemdir."



