(ANKARA) - Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, CHP kurultayına ilişkin "mutlak butlan" kararına "Alınan hukuksuz butlan kararı, bize göre çok açık bir siyasal darbe girişimidir. Butlan kararı, Türkiye’nin hukuk güvenliğine vurulmuş ağır bir darbedir. Sandıktan çıkmış olan millet iradesinin yok sayılmasıdır. Bu durum, yıllar önce yapılmış kongreleri, seçimlerin iptalinin yolunun ardına kadar açılmasıdır" diye tepki gösterdi.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu, istinafın “mutlak butlan” kararına ve belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin şunları kaydetti:
“Bu bayrama yine ayrı bir yargı darbesiyle uyandık. Bu kez CHP’nin seçilmiş genel başkanına, Sayın Özgür Özel’e 21 Mayıs 2026 tarihinde bir darbe yapıldı. 19 Mart darbesinde Sayın İmamoğlu, görevden el çektirilmiş ve hapsedilmişti. 21 Mayıs’ta ise Sayın Özgür Özel görevden el çektirildi fakat henüz hapsettirilmedi. Ne mutlu ki şimdilik özgürlüğünden yoksun bırakılmış değil. Bu darbeler silsilesinin bununla birlikte son olmasını diliyoruz. Karşısında olduğumuzu da daha ilk günden itibaren ortaya koymuş vaziyetteyiz.
Açıklandığı gün Sayın Genel Başkanımız Ümit Özdağ, CHP’yi ziyaret ederek adeta diğer siyasi partilere de bir bakış açısı çizdi. ‘Bu, CHP’nin kendi iç işidir’ demeyip CHP Genel Merkezi'ni ziyaret etti ve şu iki önemli kavramı mottolaştırarak ortaya koydu: Bunlardan biri, ‘Türk devletine ve demokrasiye sahip çıkmak için buradayız’ dedi. İkinci olarak da devam etti, 'Demokrasi ve hukuk mücadelesinde sizin yanınızdayız. Bunu söylemek için CHP Genel Merkezindeyim’ dedi. Bu iki ilkesel tutum ve tavır diğer siyasi partiler için de örnek oldu."
Mutlak butlan kararının, tek adam yönetiminin daha da mutlak bir hale gelmesi için yapılmış olduğunu belirten Karamahmutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çeyrek asra yakın iş başında bulunan bu parti, iş başına geldiği günden beri sürekli medya satın almaları veya yeni medya organları kurmakla meşguldü. Bu medya satın almalarıyla tekelleşme yaratan, medyada rakipsiz olan AKP’nin siyaset zümresi, siyasi partiler arasında da rekabetten kaçındığı için ‘rakipsiz parti’ olma yolunda muhalefet partilerini yargı eliyle, devlet gücüyle, emniyet kuvvetleriyle müdahale altına alıyor. Seçmen kaybeden AK Parti oylarını koruyamayınca, oylarını artıramayınca hükümetin karşısındaki muhalefet kanadını dağııtmak için siyaset dışı araçlarla saldırıya geçiyor.
AK Parti, muhalefet partilerine her müdahalesinde çok partili siyasal yaşamın gereği olan hukuk ve demokrasi eşiğini aşarak meşruiyetten uzaklaşıyor. AKP’ye tavsiyemiz, bu eşiği aşmaması. Hukuk ve demokrasi eşiğini çok geride bırakmaması. Çünkü seçmen iktidarı AKP’den geri aldığında dönüp bu eşiğe sarılmak isteyeceklerdir.
Alınan hukuksuz butlan kararı, bize göre çok açık bir siyasal darbe girişimidir. Butlan kararı, Türkiye’nin hukuk güvenliğine vurulmuş ağır bir darbedir. Sandıktan çıkmış olan millet iradesinin yok sayılmasıdır. Bu durum, yıllar önce yapılmış kongreleri, seçimlerin iptalinin yolunun ardına kadar açılmasıdır. Çünkü mutlak butlan davalarında zaman aşımı yoktur. Hukukun geriye doğru işletilmesi, hukuk güvendiğine indirilmiş ağır bir darbedir.”
"ELİNDE 50 BİNİ AŞKIN TÜRK VATANDAŞININ KANI BULUNAN AŞAĞILIK KATİL İÇİN TBMM'Yİ Mİ ÇALIŞTIRACAKSINIZ"
Karamahmutoğlu, DEM Partili TBMM Başkanvekili Pervin Buldan’ın gündeme getirdiği PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın süreçle ilgili yasa tasarısını inceleyeceği yönündeki açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:
“Bir diğer husus, bayramda gündeme düşürülen DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan tarafından Van’daki DEM Parti İl binasında yaptığı açıklama ile Türk kamuoyunun haberdar olduğu bir hali dikkatinize sunmak istiyorum. Tartışmamız, bir buçuk yılı aşkın süredir anlatageldiğimiz Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli, AKP hükümeti bir yanda; PKK narko terör örgütü diğer tarafta kurulan pazarlık masasına ilişkindi. Bu pazarlık masasında yeni gelinen aşama, ne yazık ki yasamada ortaklaşma aşamasıdır. Pazarlıkta gelinen bu aşamayı Pervin Buldan açık etti. Aynen kendi ifadeleriyle söylüyorum: Yeni bir yasa taslağı hazırlandığını, 7-8 maddeden oluştuğunu ve hazırlanacak olan yasa taslağının komisyona ve Meclis’e getirilmeden evvel İmralı’da cezasını çekmekte olan bebek katili Abdullah Öcalan’a sunulacağını, onun onayı alındıktan sonra Meclis’e getirileceğini söylüyor. Bayramdan sonra bu taslak gündeme gelecekmiş. Bu yasanın çıkması için de bu süreç içerisinde Abdullah Öcalan’a taslak iletilecek, yasa üzerinde mutabakat sağlanmasından sonra bu 7-8 madde bir çerçeve yasa olarak ele alınacakmış.
İçeriğindeki hususlardan biri, örgüt mensupları bu yasadan yararlanıp belli bir süre içinde Türkiye’ye ya da istedikleri herhangi bir ülkeye gidebilecekler ya da Türkiye’den çıkabilecekler. Meclis’te kurulan komisyonu ve beraberindeki Meclis üyelerini İmralı Cezaevi’ne, baş teröristin ayağına gönderip milli gururumuzu kırdığınız yetmemiş gibi, şimdi bir de bebek katili terörist başıyla birlikte müzakere yapıp, mutabakat sağlayıp yeni bir yasa mı yapacaksınız? Elinde 50 bini aşkın Türk vatandaşının kanı bulunan aşağılık katil için TBMM’yi mi çalıştıracaksınız?”

