Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı Balıklı ve Ulukent köylerinin içinde yer aldığı Pilarget Havzası’nda Devlet Su İşleri tarafından doğal kayalar kırılarak yapılan dere ıslahı çalışmasına tepki gösteren Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Hazım Kurdoğlu, “Bu alan, kırmızı pullu balıkların ana yaşam alanıdır. Kayaların kırılmasıyla bu habitat yok ediliyor. Yüzyıllardır akan bu dereler bugüne kadar kimseye zarar vermedi” diye konuştu.
Arhavi ilçesine bağlı Balıklı Köyü ve Pilarget Havzası, Osmanlı-Rus Harbi ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde çatışmalara sahne olmuş tarihi bir bölge olarak öne çıkıyor. Bölgede planlanan maden ve derelerde ıslah çalışmaları tepkilere neden oldu.
Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Hazım Kurdoğlu, Arhavi Balıklı Köyü’nde DSİ tarafından yürütülen dere ıslahı çalışmalarında doğal yapının bozulduğunu savunarak, uygulamaya tepki gösterdi. Kurdoğlu, çalışmaların bölgenin tarihi ve ekolojik yapısına zarar verdiğini ifade ederek, “Bu bölge Arhavi Balıklı Köyü. Burada Devlet Su İşleri, tarihi şehitliğe giden yolda ve doğal sitin 3. derece ön kabulü yapılmış bir bölgede, hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan, projesi ve etüdü olmadan derelerimizdeki yüzyıllardır oluşmuş ana kayaları parçalayarak duvar yapmaktadır. Bu hukuken suçtur. DSİ’nin yaptığı bir suçtur ve buna hiçbir şekilde müsaade edilmemesi gerekir. Buradan Artvin Valiliği’ne ve DSİ 26. Bölge Müdürlüğü’ne uyarıda bulunuyorum” dedi.
“BU BÖLGE, KIRMIZI PULLU BALIKLARIN ANA YAŞAM ALANIDIR”
“Burası, şehit kanlarıyla sulanmış bir bölgedir. DSİ’nin yanlış uygulamalarıyla buranın doğal ve biyolojik yapısı bozulmaktadır” diyen Kurdoğlu, “Bu bölgede yapılmak istenen HES iptal edilmiştir. Ancak bu proje, HES’ten daha vahşi bir uygulamayla DSİ eliyle adeta perişan edilmektedir. Burası tarihi sit alanıdır. Aynı zamanda bu bölge, kırmızı pullu balıkların ana yaşam alanıdır. Bu kayaların altında yuvalandıkları bilinmektedir ve yapılan müdahalelerle bu yaşam alanı yok edilmektedir. Yüzyıllardır akan bu dereler bugüne kadar kimseye zarar vermemiştir. Bölgenin yaşlılarına sorulabilir, tarihine bakılabilir. Elbette belirli noktalarda, örneğin özel idarenin yaptığı yol çalışmalarında olduğu gibi düzenlemeler yapılabilir. Ancak bu, doğayı ve dereyi tahrip ederek, ana kayaları kırıp yok ederek yapılmamalıdır. Böyle bir uygulama dünyanın hiçbir yerinde yoktur, olması da mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
