HABER: Fatih ÖZKILINÇ
(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'nin araç ve iş makinesi kiralama hizmet alımlarına ilişkin usulsüzlükle suçlanan 56 sanığın yargılandığı davada savcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İZBB) suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebinin kabulünü istedi. Mahkeme, katılma talebinin beklenen bilirkişi raporunun ardından değerlendirilmesine ve sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek davayı 18 Ocak 2027'ye erteledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’nin araç ve iş makinesi kiralama hizmet alımlarına ilişkin açılan, aralarında eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 56 tutuksuz sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi, davanın 4. celsesini, salon kapasitesi nedeniyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda gördü. Duruşmada başka suçtan tutuklu Heval Savaş Kaya'nın da arasında bulunduğu bazı sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Celsede dosyadaki eksikliklerin henüz giderilmediği, mahkemenin talep ettiği bilirkişi raporunun dosyaya ulaşmadığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ise suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebinde bulunduğu belirtildi.
Söz alan Heval Savaş Kaya, yargılamanın geldiği mağdur olduklarını belirterek, hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.
Soruşturmanın başlatılmasına dayanak oluşturan iç denetim raporlarının kötü niyetli ve gerçeğe aykırı iddialar içerdiğini savunan Kaya, bu raporlar dışında dosyadaki sanık beyanları, bilgi ve belgeler ile mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda aleyhine herhangi bir delil bulunmadığını söyledi. Adli kontrolün sürdürülmesi için savcılığın somut gerekçeler ortaya koyması gerektiğini ifade eden Kaya, bilirkişi raporunun araç kiralama işleminin gerçekleştiğini ve suç oluşturmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Başka bir dosya kapsamında cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Kaya, insanların yalnızca özgürlükleri için değil, itibarları için de yaşadığını belirterek, mahkemenin önyargılardan uzak biçimde dosyanın mevcut delil durumuna göre karar vermesi gerektiğini vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin (İZBB) davaya katılma talebine karşı çıkan Kaya, bugüne kadar dosyaya taraf olmayan belediyenin herhangi bir zarar oluşmadığı için müdahillik talebinde bulunmayacağını düşündüğünü, ancak değişen siyasi iklimin bu tutumda etkili olduğunu savundu. Kaya, belediyenin katılma talebinin reddedilmesini istedi.
Sanık avukatları da dosyadaki mevcut bilirkişi raporunun sanıkların suçsuzluğunu ortaya koyduğunu, yeni ya da ek rapor alınmasına gerek olmadığını ifade etti. Avukatlar, dosyada kamu zararı bulunmadığını ileri sürerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davaya katılma talebinin reddini ve müvekkillerinin adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi.
SAVCI, İZBB’NİN DAVAYA KATILMA TALEBİNİN KABULÜNÜ İSTEDİ
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, İZBB’nin suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebinin kabulünü talep etti. Dosyadaki bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, bu sebeple yeni bilirkişi raporunun beklenmesini isteyen savcı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamı talebinde bulundu.
Hakim, İZBB’nin davaya katılma talebinin beklenen bilirkişi raporunun mahkemeye ulaşmasının ardından değerlendirilmesine ve sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek davayı 18 Ocak 2027'ye erteledi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İZBETON AŞ’ye yönelik soruşturmasında, 1 Temmuz 2025’te 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu bazı şüpheliler tutuklandı. Soruşturma kapsamında asfalt ve yol bakım işleri, araç ve iş makinesi kiralama hizmetleri ile kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin 3 ayrı dava açıldı.
Araç ve iş makinesi kiralama hizmet alımlarına ilişkin davada, aralarında Kaya’nın da bulunduğu 56 sanığın, zincirleme şekilde “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçundan 3'er yıldan 12 yıl 3'er aya kadar hapsi istendi. İddianameyi kabul eden İzmir 17’nci Asliye Ceza Mahkemesi, bu dosyadan tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi ancak Kaya’nın başka soruşturmalardan tutukluluğu sürdü.
Yargılama sırasında, hakediş belgelerinde sahtecilik yapıldığı iddiasıyla 13 sanık hakkında ayrıca “özel belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 5 yıl 6'şar aydan 18’er yıla kadar hapis istemiyle açılan dava da bu dosyayla birleştirildi.
