Haber: MELTEM KARAKAŞ
(ESKİŞEHİR) - Eskişehir’in Alpu ilçesinde bulunan Esence, Uyuzhamamköyü ve Aktepe mahallelerine yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi’ne karşı ağustos ayında başlatılan imza kampanyasının eylül ayında da devam ettirilmesine karar verildi.
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu ile Eskişehir Ekoloji Derneği tarafından Köprübaşı’na açılan imza standına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İmza kampanyasına ilişkin bilgi veren Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, ağustos ayında 4 bin imza topladıklarını, eylül ayında da 5 bine yakın imza toplamayı hedeflediklerini belirtti.
Eskişehir’in son iki yılda vahşi madencilik projeleri ile gündeme geldiğini söyleyen Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eskişehir vahşi madenciliğin kollarına teslim edilmiş durumda. Alpagut Atalan ile başladı. Ondan sonra Sarıcakaya derken şimdi Alpu Esence. Orada da altın gümüş maden ocağı açılmak istiyor. Taşzemin Madencilik şirketi bunu yapmak istiyor. Temmuz ayında halkı bilgilendirme toplantısı için geldi Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve kamu kuruluşları. Fakat oradaki köy halkı buna müsaade etmedi ve toplantıyı bitirmek zorunda kaldılar. Alpu Ovası hem bölgenin hem de Türkiye'nin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılıyor. Orada tarım arazileri, hatta yaşam alanları bu projenin içinde kalmış. Üç köy bundan çok fazla miktarda etkilenecek. Buradan çıkarılacak altın Kaymaz’a götürülecek. Artık Eskişehir vahşi madenciliğin kollarına teslim edilmiş durumda. Bizler de Doğa Yaşam Platformu olarak, Ekoloji Derneği olarak, sivil toplum örgütleri olarak tabii ki yaklaşık iki yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Eskişehir halkından şunu istiyoruz: Lütfen yaşam alanlarımıza, topraklarımıza, havamıza, suyunuza sahip çıkalım.”
Özkoç, toplayacakları imzaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne teslim edeceklerini bildirdi.
“İŞGAL PROJELERİ 2025’TE BAŞLADI”
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına açıklama yapan Cevat Aydemir ise, “2025 Haziran’da işgal projeleri başladı. O zamanlar da açıklama yapıyorduk. AKP iktidarı maden şirketlerinin siparişle hazırladığı bir yasa tasarısını çok acele şekilde içerisinde yasalaştırdı ve maden şirketlerinin önünü açtı. Maden şirketleri karlarına kar katmak için şimdi gece yarılarında acele kamulaştırma kararları yayınlatarak insanları mülksüzleştirme peşinde. Bu, ülkenin derin ve bereketli topraklarının halka sorulmadan, halkın rızası alınmadan maden şirketlerine devredileceği anlamına geliyor. Bu çok tehlikeli bir durum” dedi.
Maden projelerinin dayatılması durumunda eylemlerine devam edeceklerini söyleyen Aydemir, şunları kaydetti:
“Tabii bu sadece sokakta verdiğimiz ya da köylerde verdiğimiz mücadeleyle sonuçlanacak durum da değil. Aynı zamanda hukuki süreçler de devam ediyor. Eskişehir'le ilgili birçoğundan hukuki zaferle ayrıldık aslında. İstiyoruz ki halka sorularak, halkın rızası alınarak sivil toplum örgütlerinin görüşüne sunularak bazı projeler geliştirilsin. Özellikle Beylikova'daki nadir toprak elementleri ama ne yazık ki iktidar bir şekilde kendini güçlü sayarak bir gece yarısı ansızın çeşitli kararnamelerle çökme projelerini hızlandırmak istiyor. Biz çökmelere, işgal projelerine ve yağma, yıkım projelerine tamamen karşı olduğumuz için de Eskişehir sokaklarında mücadele etmeye devam ediyoruz. Ankara'da TBMM’nin önünde daha önce yaptığımız basın açıklamaları ve oradaki oturma eylemlerinden sonra süreç eğer yine iktidarın dayattığı şekilde devam ederse biz yine Ankara'da olmaya devam edeceğiz.”