Haber: İlhan Baba
(BERLİN) - Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2 yıllık 5 yeni geçici üyeliği için BM Genel Kurulu’nda kapalı oylama usulü seçim yapıldı. Batı Avrupa ve Diğer grup kategorisindeki iki geçici üyeliği Avusturya, Almanya ve Portekiz arasından 134 oy alan Portekiz ile 131 oy alan Avusturya kazandı. Almanya ise 105 oyda kaldı.
ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI WADEPHUL: GEÇ BAŞVURU YAPTIK
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, yenilgiyi "geç başvuru yapılmasına" bağladı. Muhalefet, medya ve uzmanlar ise durumu eleştirdi. Özellikle İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına koşulsuz destek, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından kaçırılmasına sessiz kalınması ve İran'a yönelik saldırıların onaylanması Almanya’nın neden seçilemediğine ilişkin gerekçeler arasında öne çıktı.
UZMANLAR: İTİBAR KAYBININ BİR SONUCU
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan dış politika uzmanları, Almanya'nın özellikle İslam dünyası ve küresel Güney ülkeleri nezdinde yaşadığı itibar kaybının oylama sonuçlarına yansıdığını ifade etti. Uzmanlara göre, son yıllarda insan hakları, uluslararası hukuk ve çok taraflı diplomasi konularında çifte standart uyguladığı yönündeki eleştiriler, Berlin'in uluslararası destek bulmasını zorlaştırdı.
Yeşiller Partisi ve Sol Parti'den siyasetçiler de hükümetin dış politika çizgisini eleştirdi.
“KİBİR VE PRENSİPSİZLİĞİN FATURASI”
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu da yaptığı değerlendirmede, Almanya'nın onlarca yıldır savunduğu çok taraflılık anlayışının artık sorgulanması gerektiğini belirterek, dış politikada kapsamlı bir muhasebe yapılması çağrısında bulundu.
Alman basınında da sonuçlar geniş yer buldu. Spiegel dergisinin New York muhabiri Christoph Schult, yenilgiyi "Kibir ve prensipsizliğin faturası" sözleriyle değerlendirdi.
Almanya SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya'nın BM Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilememesinin üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini belirterek, Berlin'in dış politikasını uluslararası hukuk temelinde yeniden şekillendirmesi önerisinde bulundu.
SGP MİLLETVEKİLİ MACİT KARAAHMETOĞLU: GAZZE POLİTİKASI TEPKİ GÖRDÜ
Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu da alınan sonuçta Almanya'nın soh dönemdeki politikalarının etkili olduğunu söyledi. Almanya'nın uzun yıllardır çok taraflılığın, uluslararası hukukun ve kurallara dayalı dünya düzeninin en güçlü savunucularından biri olarak görüldüğünü belirten Karaahmetoğlu, yeniden birleşmeden bu yana ilk kez BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilememenin üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir gelişme olduğunu ifade etti. Sonucun tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Karaahmetoğlu, uluslararası toplumun Almanya'ya bakışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Almanya'nın son yıllarda uluslararası krizlere yönelik tutumunun ülkenin küresel algısını etkilediğini belirten Karaahmetoğlu, özellikle Gazze'deki insani durum karşısında izlenen politikanın birçok ülkede tepkiyle karşılandığını söyledi. Karaahmetoğlu, "7 Ekim'de Hamas'ın gerçekleştirdiği terör saldırıları açık biçimde kınanmalıydı ve kınandı. Ancak Almanya'nın, İsrail'in Gazze'de başlattığı operasyon sonrasında yaşanan insani drama sessiz kalması ve koşulsuz şekilde İsrail'in yanında yer aldığını açıklaması, yalnızca İslam dünyasında değil birçok ülkede de tepki yarattı" dedi.
"VENEZUELA'YA DA SESSİZ KALINDI"
ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik uluslararası hukuk açısından tartışmalı operasyonu konusunda da Almanya'nın sessiz kaldığını belirten Karaahmetoğlu, bunun dış politikadaki inandırıcılığı zedelediğini savundu. BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilememe sonucunun da bu yanlış dış politikanın bir yansıması olduğunu ifade etti.
Almanya'nın uluslararası hukuk temelinde tutarlı ve ilkeli bir dış politika izlemediği sürece benzer sonuçlarla karşılaşabileceğini dile getiren Karaahmetoğlu, bunun dış ticarete de olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekti. Dış politikanın temelinde barış, uluslararası hukuk ve insan onurunun yer alması gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, "Uluslararası toplumun verdiği bu mesajı doğru okumak ve gerekli sonuçları çıkarmak, Almanya'nın gelecekteki dış politika başarısı açısından belirleyici olacaktır. Uluslararası hukukun yanında olduğumuzu yalnızca söylemlerimizle değil, uygulamalarımızla da göstermeliyiz" dedi.
