Haber: İlhan Baba
(MÜNSTER) - CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği, CHP Kurultayı’nın iptaline yönelik “mutlak butlan” tartışmalarını, “yargı darbesi” olarak nitelendirerek, halk iradesine ve demokrasiye sahip çıkacaklarını vurguladı.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği, CHP Kurultayı’nın iptaline ilişkin tartışmalara yönelik yayımladığı basın açıklamasında, “mutlak butlan” kararını “yargı darbesi” olarak nitelendirdi. Açıklamada, “AKP iktidarının sandıkta bükemediği bileği, adliye koridorlarında kırma çabasıdır” ifadeleri kullanıldı.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği Başkanı Yılmaz Gökçeltik tarafından okunan açıklamada, hukuk devleti ve millet iradesinin savunulması amacıyla bir araya gelindiği belirtilerek, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargı müdahalelerinin kabul edilmeyeceği vurgulandı.
CHP’nin Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde “değişimin ve umudun adresi” olduğu ifade edilen açıklamada, “Türkiye’nin birinci partisi olarak halkın gerçek sorunlarına çözüm üreten ve demokratik mücadeleden geri adım atmayan bu iradenin sonuna kadar arkasındayız. Halkın iradesine vurulmak istenen zincirler kabul edilemez” denildi.
Partiyi “yargı oyunlarıyla dizayn etmek isteyenlerin” karşısında CHP örgütlerini bulacağı belirtilen açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik siyasi yasak girişimlerine de tepki gösterildi. Açıklamada, “İmamoğlu’nun temsil ettiği halkçı belediyecilik ve demokratik Türkiye vizyonu, iktidarın en büyük korkusudur. Münster, Bielefeld ve çevresindeki CHP neferleri olarak İmamoğlu’nun yanındayız” ifadelerine yer verildi.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği’nin açıklamasında ayrıca, “Hiçbir yargı mühendisliği, hiçbir baskı ve hiçbir kumpas, bu milletin Atatürk’e, laik Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan bağlılığını koparamaz” denildi.
CHP Münster-Bielefeld Birliği: CHP’ye yönelik mutlak butlan girişimi bir yargı darbesidir
Aile Dayanışma Ağı'ndan çıplak arama iddialarına ilişkin açıklama
Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
09 Haziran 2026 23:40

(ANKARA) - Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
NE OLMUŞTU?
İBB Davası'nda savunmasına devam eden Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmış ve “Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
En çok okunanlar
CHP Münster-Bielefeld Birliği: CHP’ye yönelik mutlak butlan girişimi bir yargı darbesidir
Haber: İlhan Baba
(MÜNSTER) - CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği, CHP Kurultayı’nın iptaline yönelik “mutlak butlan” tartışmalarını, “yargı darbesi” olarak nitelendirerek, halk iradesine ve demokrasiye sahip çıkacaklarını vurguladı.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği, CHP Kurultayı’nın iptaline ilişkin tartışmalara yönelik yayımladığı basın açıklamasında, “mutlak butlan” kararını “yargı darbesi” olarak nitelendirdi. Açıklamada, “AKP iktidarının sandıkta bükemediği bileği, adliye koridorlarında kırma çabasıdır” ifadeleri kullanıldı.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği Başkanı Yılmaz Gökçeltik tarafından okunan açıklamada, hukuk devleti ve millet iradesinin savunulması amacıyla bir araya gelindiği belirtilerek, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargı müdahalelerinin kabul edilmeyeceği vurgulandı.
CHP’nin Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde “değişimin ve umudun adresi” olduğu ifade edilen açıklamada, “Türkiye’nin birinci partisi olarak halkın gerçek sorunlarına çözüm üreten ve demokratik mücadeleden geri adım atmayan bu iradenin sonuna kadar arkasındayız. Halkın iradesine vurulmak istenen zincirler kabul edilemez” denildi.
Partiyi “yargı oyunlarıyla dizayn etmek isteyenlerin” karşısında CHP örgütlerini bulacağı belirtilen açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik siyasi yasak girişimlerine de tepki gösterildi. Açıklamada, “İmamoğlu’nun temsil ettiği halkçı belediyecilik ve demokratik Türkiye vizyonu, iktidarın en büyük korkusudur. Münster, Bielefeld ve çevresindeki CHP neferleri olarak İmamoğlu’nun yanındayız” ifadelerine yer verildi.
CHP Münster Bielefeld ve Çevresi Birliği’nin açıklamasında ayrıca, “Hiçbir yargı mühendisliği, hiçbir baskı ve hiçbir kumpas, bu milletin Atatürk’e, laik Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan bağlılığını koparamaz” denildi.
Aile Dayanışma Ağı'ndan çıplak arama iddialarına ilişkin açıklama
Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
09 Haziran 2026 23:40

(ANKARA) - Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
NE OLMUŞTU?
İBB Davası'nda savunmasına devam eden Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmış ve “Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.